Günlerim her gün daha yoğun. Bir ton iş yapmak iyi gelmiyor diyemem. İşe yaradığını hissetmek için vakti doldurmak gerekiyor. Çünkü insan yeni kalabilmesi için, tıpkı vücudunun her an yaratılışta olduğu gibi, kendisinin de bir işi yerine getirmesi gerekiyor. “Derviş iş ile” diyordu eskiler. Kerameti yüksek bir söz. Keramet illa bulutun bir sokakta yürümesi değildir. Gerçeğin kendisidir keramet.
İbret kelimesini düşünüyorum birkaç gündür. Bir insanın ibret olması, ibret alan kişiye olumlu ya da olumsuz bir anlam taşır mı? Yani bir adamın kötü bir iş tutuyor olması, onun için olumsuz; başkası için olumlu bir anlam taşır. Kötü işlerle uğraşan kişinin tecrübelerini görür. Hayatında ne gibi gelişmeler olduğunu bilir. Bu hayatın iyi ya da kötü tarafları nedir, yaşamadan öğrenir.
Bir de olumlu ibret vardır. Kişi bir olay yaşar. Bu olay hayırlı bir kapı açar ve olayın kendisi de yararlıdır ve hayırlıdır. Olumlu ibret genellikle peygamber hayatlarında görünür. Çok nadirdir herhangi bir insanda ortaya çıkması.
Peygamberlerin hayatını okuduğumuzda çok zor bir hayat görüyoruz. Nelerle baş başa kaldıklarına şahit oluyoruz. Bir de bu insanlar, dünya mantığına göre torpilli olması gereken insanlar. Fakat yaşadıkları hiç de böyle göstermiyor. Hatta inanmayanlar çok daha iyi konumda. Ancak bu durum dünya hayatı için geçerli. Buradaki düzenin esasları böyle.
Bazen iyi bir ibret olduğumu söyleyenler oluyor. Yani şimdiki deyimiyle rol model. Ben bunu kabul etmiyorum. Düşe kalka yürüdüğümüz hayatta yanlışları biliyor olmak, kendini bir yere yakıştırmamaya yol açıyor. Şimdi niye kendimi durduk yere bir yere yakıştırayım? Önümüzde zaten peygamberlerin hayatı var. “Rol model” kelimesi çıktığından beri herkes model olmaya çalışıyor. Sonunda hüsran ile karşılaşıyor.
İnsanoğlu neden kendi aynasını temiz tutmuyor bilmiyorum. Hep temiz olduğuna inanıyor. Kendini kandırma, dünyanın en büyük yalanı. Kabul etmek daha doğru. Elindeki malzemeden ne olduğunu biliyor ve ne olamayacağını anlıyorsun. Ama vitrin mühim insanlar için. Hamdolsun, başta görünüşümle bozuyorum bu vitrini.
Bugün ve bugünden itibaren Kadir Gecesi’ni arayacağım. Belki son kez bulacağız. Kanın kalbin yerini aradığı gibi. Nefesin ciğerleri aradığı gibi. Elin kaybolanı aradığı gibi. Omuzdaki meleklerin tövbemizi aradığı gibi. Yalnız aramak olacak. Ben bulmayı bilmem.
"Aşk yolunda âşık olan Mansûr geçti.
Bel bağlayıp, Hak işini sıkı tuttu.
Melametler, ihanetler çok işitti.
Ey Mü’minler! Mansûr oldum işte ben."
Nâşir: Semih ÇAR
Tarih:...
HER SALAVAT, BİRAZ O'NA BENZEMEKTİR
✽
Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammed
✽

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder