Söğüt Ayarları

Mevsimler (Tema)
Sonbahar
Kış
Gece
Yazı Boyutu
Yazı Tipi
Atmosfer

e Mektup Yaz

Söğüt Kitaplığı

Ramazan Günlükleri ve Rubailer | 7. Gün - Semih Çar

SÖĞÜD AĞACI TOPLULUĞU | EĞİLDİKÇE YÜKSELEN!
ALINTILA
PAYLAŞ
YAZDIR
1 DAK.
Ramazan, kişiyi alıp bu dünyanın göremeyeceği bir yere saklıyor. Göz önünde olan çabuk tükeniyor çünkü. Gözün temas ettiği şey, tıpkı bir mumun fitili gibi, kendi kendini yiyip bitiriyor. Bütün gözlerin beklentisi yüksek; herkes gücünün üzerinde ağırlık kaldırmaya koşuyor. Sonunda ağırlığın altında kendi kalıyor. Kabul etmek ve kanaat etmek düşünceleri mahallelerimizi terk etmiş; fakat Ramazan ile beraber tekrar geldi.

Değeri olan ve paha biçilemez nesneler saklı yerlerde ya da viranelerde oluyor. Hiçbir hazine avcısını saraylarda görmedim. Tohumlar üzeri örtülü iken kendini buluyor. Değerli madenler hem karanlıklarda bekliyor hem de değerini artırıyor. Bir hikmet var burada. Kalp vücudumuzun derininde; düşüncelerimizi kimse göremiyor. Bir sır var burada. Sırrına kim vakıf olur, kim bulur, bilmiyorum.

Kehf, yani Mağara Suresi geliyor aklıma. Halk, gençleri kendi taptıkları tanrıya inanmaya zorluyor. Gençler bu duruma itiraz ediyor ve önlerine iki seçenek çıkıyor: Birincisi öldürülmek, ikincisi şehirden gitmek. Burada gençleri korumak adına Allah bir kapı açıyor. Bir mağaranın içine yerleşiyorlar. Mağaranın üzerinden güneş gelip geçiyor. Mağaranın geniş yerinde gençler, gözlerimizle görsek uyanık sanacağımız hâlde, uyuyorlar.

Surenin devamında onları sağa sola çevirenin Hak olduğu anlatılıyor. Mağaranın girişinde ise köpeklerinin bulunduğu söyleniyor. Genelde sureyi okuyanlar “Kaç genç var?” ya da “Kaç köpek var?” gibi sorular soruyor. Detay bazen iyidir; bazen de gerçeği ıskalamak anlamına gelir. Mühim olan gençlerin seçtiği yoldur. Benimsedikleri ilahtır.

Ramazan, kalbimizin mağarasına, yani güvenli limanına götürüyor bizi. Dünyanın silahlarına ve halkın dayatmalarına karşı kendi içimize yönlendiriyor. Oruç, bir anne şefkatiyle sarıyor çepeçevre. Doymak ile aç kalmak arasında irade büyütüyoruz. Doyuranın ve aç bırakanın bize irade verdiğini, irademiz olmadan neler olacağını idrak ediyoruz. Allah, kalbimizin mağarasında bizi yalnızca kendine çevirsin.

“İnsanların hangisinin daha güzel amel yaptığını deneyelim diye şüphesiz biz yeryüzündeki şeyleri ona bir ziynet yaptık.” (Kehf, 7)

Geceden seç ayı, tak kalbine, kalsın hilali;
Oku her vakti, işit, duymalısın hep Bilal’i.
Adı Allah, tadı baldan, nuru kalpten cibali;
“Hu” de Allah, sana gelsin, göresin tek cemali.
Yayınlayan: Semih ÇAR Tarih: ...

Başlık

Metin...

Kaydetmek için ekran görüntüsü alabilirsiniz
© 2026 Söğüd Ağacı Topluluğu
"Gönülden gönüle giden kelamda hak iddia edilmez."