Söğüt Ayarları

Mevsimler (Tema)
Sonbahar
Kış
Gece
Yazı Boyutu
Yazı Tipi
Atmosfer

e Mektup Yaz

Söğüt Kitaplığı

Ramazan Günlükleri ve Rubailer | 10. Gün - Semih Çar

SÖĞÜD AĞACI TOPLULUĞU | EĞİLDİKÇE YÜKSELEN!
ALINTILA
PAYLAŞ
YAZDIR
1 DAK.
Ramazan'ın sessizce gidişini izliyorum. Gitmesini istemiyorum; ama zamanı tutamıyorum. Zamandan şikâyetim yok; vakti dolan herkes ve her nesne kendinden gitmek zorunda. Tabiatın kanunu böyle.

Dünya boks maçına döndü. Füzeler, silahlar artık insanların yerine konuşuyor. Sözde demokrasi diyen devletler, insan haklarına aykırı ve soykırım suçu işleyerek gününü kurtarma derdinde. Fakat tarih, zulüm yapanların mezarlığıdır. Müslümanlar kazanacaktır.

Bir hikâye anlatılır. Hikâyeyi, aklımda kaldığı kadarıyla aktaracağım. Çünkü ne kadar kaldığını ve hikayelerin üzerimde ne denli tesir ettiğini ölçmek istiyorum. Ya da hikâyeyi duyduktan itibaren gerektiği kadarıyla tefekkür edebilmiş miyim, öğrenmek istiyorum.

Bir gün, filin hiç olmadığı bir ülke varmış. Bu ülkenin önde gelenlerinden biri, fil getirme kararı almış. Bu kararı almasında ticari bir amaç da varmış. Fil getirilmeden önce halka duyurusu yapılmış: “Şu gün, şu saatte daha önce hiç görmediğiniz ve devasa büyüklükte fil gelecektir,” demiş tellallar. Ardından görmek isteyenlerin bilet alarak görebileceklerini söylemişler.

Duyuruyu dinleyen halk arasında bilet almadan fili görmek isteyenler de varmış. Belli bir zaman geçtikten sonra fil ülkeye getirilmiş ve gelmesinin haberi bütün ülkede yankı bulmuş. Para vermeden görmek isteyenlerse bir fikir düşünmüş: Filin bulunduğu yere girerek el yordamıyla nasıl bir hayvan olabileceğini anlayabileceklerini düşünerek; bunu yapmaları gerektiğine karar vermişler. Filin yanına usulca nöbetçileri atlatıp girmişler. Ardından kim filin neresine dokunuyorsa ona göre bir tasvir yapmaya başlamış. Birisi “Fil bir tahta benzer,” demiş. Diğeri, “Kocaman bir sırtı var, aslana benziyor,” demiş. Bir başkası, “Ayakları direğe benziyor,” demiş. Hepsi kendi zannına göre yorum yapmış. Fakat aydınlık olsa fil bir bütün olarak hepsinden arıdır.

Bu hikâye beni her dinlediğimde etkiler. Çünkü kişi zahire bakarak bir yorum yaptığında, başka birinin zahiri başka olabilir. Kimisi gökte uçan bir kuş der, kimisi kuşu uçuran göktür der. Kimi yağmuru buluttan bilir, kimi bulutu süren rüzgârdan, kimi ise bu denklemin tamamının bir araya gelip kurulmasını sağlayandan bilir.

Dünyada zahir hep değişiyor; batın ve gayb bilinmezlik içerisinde. Bazı bilinmezlikler bilinir halde ama göz görmüyor. Bu ancak kalbi temizlere malum oluyor. Sahi, bizim kalbimiz nerede?

"Âkil isen, erenlere hizmet et.
Emr-i ma’rûf yapanlara izzet et.
Nehy-i münker kılanlara hürmet et.
O sebepten, altmış üç yaşında girdim yere."
Yayınlayan: Semih ÇAR Tarih: ...

Başlık

Metin...

Kaydetmek için ekran görüntüsü alabilirsiniz
© 2026 Söğüd Ağacı Topluluğu
"Gönülden gönüle giden kelamda hak iddia edilmez."