Ramazan geldi. Pencereye birden gelen kumru gibi sevinç getirdi. Sokaklar dinlenmeye başladı. Yetişmek sakinliğe, koşmak adım atmaya dönüştü. Her ses ritim tutuyor sanki ayin için. Caminin gözü yollarda değil artık. Minareye, Müslüman cemresi düşmüş...
Eskiden oruç tutabiliyordum. Şimdi ağzımı tutmaya çalışıyorum. Ayaklarım günaha tövbe etti. Gözlerim suçunu biliyor, elim pişmanlıktan mahcup dağları ovuşturdu. Yine de umudum sonsuz. Çünkü Allah, yarattığına benzemez. Affetmek için gün verir. Zaman tanır, birden hesap kesilmez. Bu en büyük umut değil de nedir?
Eskiden oruç tutabiliyordum. Beden kısıtlı hâle geldikçe daha çok doğrulmam gerekiyor artık. Çünkü yapacaklar azaldı. Kaderin cilvesi; bunu biliyorsun bedenin yok, bilmiyorsun gafletin çok. Denklem niçin böyle işliyor, Allah bilir. Oruç tuttuğum günler, bir uçan balon gibi hafif hissediyordum kendimi. Orucu bir tanımla tutmuyordum. Allah istediği için tutuyordum. Şöyle düşünelim: Bir frekans ararken radyoda kalbimize dokunan bir ses çıkınca dururuz. Oruç, namaz, kalp kırmamak ve ibadetler; bunların hepsi tıpkı bu sevdiğimiz frekans gelince durmak gibidir. Akıl buna “neden” der ama bilmelidir haddini; çünkü göz duymaz, kulak görmez.
Bugün okudum. Diyor ki gözümü avuçlayan kitap: “Kim peygambere itaat ederse, Allah’a itaat etmiş olur.” Doğru, Efendimiz (sav) yürüyen Kur’an değil midir? Merhametin yeryüzündeki dağıtıcısı değil midir? Kandil yol aydınlatır. Onun aydınlığı yol gösterir. Yağ olmadan aydınlatması mümkün değildir. Ancak onun yağı fitile sürülmeden önce de aydınlıktır. Hem değerlidir hem parlar. Efendimiz (sav) gibi nübüvvetten önce de sonra da hep nurdu. Peygamber olmadan önce güvenilirdi; toplumunun ve toplumların en güzel insanıydı. Kadın, çocuk ve hayvanlar hep onunla özgürlüğe kavuştu.
Bizden de olur mu böyle bir insan? Sen bilirsin... Ama kalbimi görüyorsun; pişmanlığımdan bir yük yapılsaydı bütün devletlerin omuzları çökerdi.
Aşka daldın, can feda kıl, yâre vardın nûr ile
Nûru aldın, Hakk’a vardın, aşka gel de tûr ile
Bak şu Mevlâ, dünyadan çek, düşmanın tek bil yine
Hakk güzeldir, Hakk vekildir, Hakk bilendir aşk ile
